top of page

''MULTIFUNCTIONALITY'' NİN KUTSANMASI VE LANETLENMESİ

💻Özellikle özel sektörde çalışanlar iyi bilirler... Multi-functional' sanız bu yetkinlik iş hayatında kutsanan bir şeydir. Yani aynı anda 5 proje yapıp bir yandan da maillerinizi eksiksiz olarak cevaplarken eğer müşteri ziyareti de yapabiliyorsanız mükemmel!?

İşyerinde günümüzü bu şekilde geçirirken özel hayatımızda geri döndüğümüzde de aynı döngüyü farkında olmadan devam ettiriyoruz. Yani yemek yerken bir yandan sosyal medyaya bakıyor, hatta tuvaletteyken bile maillerimizi kontrol edebiliyoruz. Zihnimizin sakinleşmesine izin veremiyoruz...Boşta kalırsak bu bizi çok rahatsız ediyor.

🙄Sizce gün içinde yaptığımız şeylerin ne kadarını yaparken gerçekten o şeyin farkındayız? ''Sanki bir hayat akıyor ancak bizim dışımızda'', ''sanki bir film var içinde ben yokum sadece izliyorum''... Bunlar koçluk verdiğim kişilerden duyduğum bazı tanımlamalar.

Örneğin yemek yerken yediğimiz yemeğin tadını tam olarak alıyor muyuz? Ya da uyurken gerçekten tam anlamıyla uyuyor muyuz yoksa durmamakçasına koşturan zihnimiz bize engel mi oluyor?

Gün içinde bir yere koşturur gibi sürekli salladığımız bacağımız yattığımızda bile sallanma ihtiyacı mı duyuyor?

Peki hayatın şöyle olduğunu farz etsek; yıkanırken sadece yıkandığımız, yemek yerken sadece yemek yediğimiz, yürürken sadece yürüdüğümüz...

Neler mümkün olurdu? Ne farklı olurdu?✨

’Mindfulness’’ temeli Budizm'e dayanan bir disiplin. Hayatında anlar değil sadece yapagelmeler olan bizler için önerilen bir farkındalık disiplini. Bir yandan multi- functional olmayı kutsarken bir yandan da aynı anda birçok şeyi yapabilmenin lanetlendiği bir dönemde yaşıyoruz. Birçok şeyde olduğu gibi insanoğlu sanırım önce bozup sonra da onun devasını pazarlıyor…

Mindfulness’a gelirsek söylenenlere uyup düzenli şekilde yaparsanız gerçekten çok faydalı. Ancak spor salonuna yazılıp sonrasında devam etmemek ve gibi benzer şekilde bu disiplini de içselleştirmediğiniz sürece birkaç denemeden sonra devam etmeme olasılığınız var. ‘’Burada ihtiyacınız olduğunu bilmenize rağmen neden yapamadığınıza bakarak’’ altında yatan ana sebebin farkına varmakta fayda var. Çoğu insan evet çok istiyorum ancak gün içinde ya unutuyorum ya da 5 dk.'lık bir iş olsa bile elim gitmiyor diyor. Çoğu zaman sebep #tükenmişlik olabiliyor.


Konu zihni durdurmak, hiç birşey düşünmemek değil. Zaten böyle bir şey mümkün de değil. Zihin durmaz ancak eğitilebilir. Birçok insan meditasyon yapmaya başlayıp zihnimi durduramıyorum diye bırakıyor esas kavram ''durdurmak'' değil. Farkındalık sağlamak...


Mindfulness’ta bir başlangıç meditasyonu var. İlk kez yaptığımda gerçekten çok hoşuma gitmişti. Komik bir ismi var😊 ''Kuru Üzüm meditasyonu.'' Ağzınıza bir kuru üzüm atıyorsunuz ve en ince detayına kadar o üzümün ağzınızda yarattığı his, çiğnerken duyduğunuz sesler, aldığınız tatlar vb. hislere odaklanıyorsunuz. Daha önce üzümün tadını gerçek anlamda hiç almadığınızı fark ettiğiniz bir an oluyor. Aslında öyle acıklı bir anki… Üzümün tadını almamak bir yana koskoca hayatımızda yaptığımız neredeyse çoğu şeyin de farkında olmadığımızı anlıyoruz. Yüzerken suyun içinde olmanın keyfi, Bir film izlerken konunun içine girebilmek, Yemek yerken tatların hepsini alabilmek, bize uzak kavramlar sayılabilir…

Gün içinde (iş hayatında çok mümkün olmasa da) tek seferde tek şey yapabilmeyi pratik etmekle başlayabiliriz. Bu sabah kahvaltı ederken telefonu başka bir yere koysanız, bilgisayar ve Tv de aynı şekilde. Bakalım neleri fark edeceksiniz?

Comments


bottom of page